İşte Büyük Saâdet !

0
267

image.axd

Cenâb-ı Hak buyuruyor:

“Allah, mümin erkeklere ve mümin kadınlara, içinde ebedî kalmak üzere altından ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde güzel meskenler vâdetti. Allah’ın rızası ise hepsinden büyüktür. İşte büyük kurtuluş da budur.” (Tevbe, 72)

Rasûlullah (sav) buyurdular:

“Dünyanın Allah katında sivrisinek kanadı kadar değeri olsaydı, kâfire dünyadan bir yudum su bile içirmezdi.” (Tirmizî, Zühd, 13; İbn Mâce, Zühd, 37)

Rivâyet edildiğine göre Allah Teâlâ cennet ehline:

“Râzı oldunuz mu?” diye sorar. Onlar:

“Nasıl râzı olmayalım ki! Yarattıklarından kimseye vermediğin şeyleri bize verdin.” derler. Bunun üzerine Allah:

“Size bundan daha üstün olanını da vereceğim.” buyurur. Onlar:

“Bundan daha üstünü nedir ki?” diye sorarlar. Allah Teâlâ:

“Rızâ ve hoşnutluğumu size vereceğim ve artık size gazap etmeyeceğim.” buyurur. (Buhârî, Rikak, 51; Müslim, Cennet, 9. Tirmizî, Cennet, 18; Müsned, III, 88)

Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)

er-Rakîb: Yarattıklarından bir an bile gâfil olmayan, her şeyi denetimi altında tutan, gözetleyip denetleyen, kullarını bu denetimi ile koruyan, bütün varlıkları üzerinde gözcü olan demektir.

Kısa Günün Kârı

Konumuzda bahsedilen nimetleri ve Allah’ın rızâsını kazanmak, “işte büyük saâdet budur.” Yoksa insanların büyük saadet saydıkları, dünya hazlarını elde etmek saâdet değildir. Çünkü dünya hazlarının yok olma, bozulma, insana sıkıntı ve meşakkat verme gibi özellikleri bir tarafa âhiret nimetlerinin en küçüğü ile bile karşılaştırıldığında olsa olsa sivrisinek kanadı mesabesinde kalır.

Lügatçe

saâdet: Mutluluk.
hoşnut:
Bir davranış, bir durum veya bir kimseden memnun olan, yakınması olmayan.
haz: Hoşa gitme duygusu, bir şeyden hoşlanma, tat alma, lezzet alma.
meşakkat:
Güçlük, sıkıntı.
mesabe:
Derece, değer, rütbe.

CEVAP VER