İçeriğe geç
Yeni yazı çıkınca e-posta · 4.812 abone 140 rehber · 78 ipucu · 58 komut RSS GitHub LinkedIn İletişim
Ara Ctrl K Bültene katıl
Tüm arşiv · 140 rehber →
Tüm araçlar · 75 üreteç →
Gözlemlenebilirlik

Nöbet düzeni ve devir teslim: gece uyanan kişinin elinde ne olmalı

Nöbet, sistemin değil ekibin dayanıklılığını sınar. Sürdürülebilir bir düzen, alarm sayısından çok devir teslimin kalitesine bağlıdır.

Mustafa Çelik 19 Ağustos 2026 · 11 dk okuma

Bir ekipte nöbet, iki kişinin üzerindeydi. İkisi de sistemin her yerini biliyordu, bu yüzden hızlı çözüyorlardı. Bir yıl sonra biri ayrıldı, diğeri tükenmişti.

Sorun nöbet sayısında değildi — ayda dört ciddi olay yaşanıyordu, bu makul bir sayı. Sorun, çözümün insanların kafasında olmasıydı. Yazılı bir yordam yoktu, çünkü “zaten biliyoruz” deniyordu.

Nöbet düzeninin asıl testi, bir olayı o sistemi yazmamış birinin çözebilmesidir. Bu sağlanmıyorsa nöbet bir düzen değil, birkaç kişiye bağlı bir riskdir.

Sürdürülebilirlik için gereken taban

En az altı kişi. Beşten az kişiyle döngü, ayda birden fazla nöbet haftası demektir ve uzun vadede tükenme üretir. Altı kişiyle herkes altı haftada bir nöbet tutar.

Birincil ve ikincil ayrımı. İkincil, birincil yanıt vermezse devreye girer; ayrıca ilk otuz dakikada yardım gerekirse çağrılır. Tek kişilik nöbet, o kişi tünelde olduğunda kesintiye dönüşür.

Devir teslim toplantısı. Haftada bir, on beş dakika. Sonraki nöbetçi, devam eden konuları ve bilinen kırılganlıkları öğrenir.

Nöbet sonrası telafi. Gece kalkan kişinin ertesi gün geç başlaması ya da izin alması yazılı olmalı. Olmadığında insanlar alarmı görmezden gelmeye başlar — ve bu, alarm sisteminin sessizce kapanmasıdır.

Yordam, belge değildir

Çoğu kurumda “runbook” denen şey, sistemin nasıl çalıştığını anlatan bir mimari belgesidir. Gece 3’te işe yaramaz.

İşe yarayan yordam şu biçimdedir:

# Ödeme servisi hata oranı yüksek

## Doğrula (2 dk)
1. Panel: <bağlantı> — hata oranı gerçekten yükseliyor mu?
2. Yalnızca kart mı, tüm ödemeler mi? Panelde "yöntem" kırılımına bak.

## Hızlı eleme (5 dk)
- Son 2 saatte dağıtım oldu mu?  <dağıtım geçmişi bağlantısı>
  → Olduysa geri al: `./dagit.sh odeme-api --geri-al`
- Sağlayıcı durum sayfası:  <bağlantı>
  → Sağlayıcı kaynaklıysa: müşteri iletişimini tetikle, adım 4'e geç.
- Bağlantı havuzu doldu mu?  <sorgu>

## Azalt
- Kart sağlayıcısı yavaşsa yedek sağlayıcıya geç:
  `kubectl set env deploy/odeme-api SAGLAYICI=yedek -n odeme`
  Uyarı: yedek sağlayıcı taksit desteklemiyor, iş birimini bilgilendir.

## Tırmandır
- 30 dakikada çözülmediyse: ödeme ekibi nöbetçisi <bağlantı>
- Müşteri etkisi 15 dakikayı geçtiyse: büyük olay süreci
  /rehberler/itsm-buyuk-olay-sureci

Farkı yaratan üç özellik: komutlar kopyalanabilir hâlde yazılmış, her adımın süresi belirtilmiş, ve ne zaman vazgeçip tırmandırılacağı yazılmış.

Son madde en çok atlanan ve en değerli olandır. Yordamda tırmandırma eşiği yoksa nöbetçi, çözemediği bir sorunda saatlerce yalnız kalır — çünkü “biraz daha denesem çözerim” hissi hiç bitmez.

Alarmın kendisi yordamı taşımalı

Nöbetçinin gece 3’te wiki’de arama yapmasını beklemeyin. Bildirimde bağlantı olsun:

annotations:
  summary: "Ödeme servisi hata oranı %{{ $value | humanizePercentage }}"
  runbook_url: "https://ic.sirket.local/yordam/odeme-hata-orani"
  dashboard_url: "https://panel.sirket.local/d/odeme"

Yordam bağlantısı olmayan bir alarm, yayına alınmaya hazır değildir. Bunu bir kural hâline getirmek, hem yordamların yazılmasını sağlar hem de gereksiz alarmların baştan elenmesini — çünkü yordamı yazılamayan alarm, çoğu zaman gerçekten gereksizdir.

Alarmların neye bakması gerektiği ayrı bir konu; alarm neye bakmalı rehberinde ele alınıyor.

Devir teslimde konuşulacak dört şey

Haftalık devir teslim on beş dakikayı geçmemeli ve şu dört başlığı kapsamalı:

Açık kalanlar. Geçici bir çözümle kapatılmış ama kalıcı düzeltmesi bekleyen konular. Bunlar en sık tekrar eden olayların kaynağıdır.

Bilinen kırılganlıklar. “Salı geceleri toplu iş çalışırken veritabanı gecikmesi artıyor, panik yapma.” Bu bilgi yazılı değilse her yeni nöbetçi aynı yanlış alarmı bir kez yaşar.

Yaklaşan değişiklikler. Bu hafta dağıtım var mı, bakım penceresi var mı, bir sağlayıcı göçü mü yapılıyor?

Geçen haftanın alarmları. Kaç tanesi geldi, kaçı bir eyleme yol açtı? Eyleme yol açmayanlar için bir düzeltme kaydı açılmalı — eşiği değiştirmek, panoya indirmek ya da silmek.

Son madde nöbet yükünü zamanla azaltan tek mekanizmadır. Yapılmadığında alarm listesi yalnızca büyür.

Olay sonrası: suçlu değil, sistem

Ciddi bir olaydan sonra yapılan inceleme, kim hata yaptı sorusunu sormamalı. Sorulacak soru şudur: bu hatanın bu kadar zarar vermesine ne izin verdi?

Fark somuttur. “Yanlış ortamda komut çalıştırıldı” bir suçlamadır ve tekrarı önlemez. “Üretim ve test ortamı komut satırında ayırt edilemiyor, ayrıca yıkıcı komut onay istemiyor” iki düzeltilebilir madde üretir.

İnceleme çıktısı şu üç bölümden oluşmalı: zaman çizelgesi (ne zaman ne oldu, ne zaman fark edildi), katkı veren etkenler (tek “kök neden” nadiren vardır), ve sahibi ve tarihi olan eylem maddeleri. Sahipsiz bir eylem maddesi, yazılmamış sayılır.

Olay sürecinin bütünü için büyük olay süreci ve kök neden analizi rehberleri var.

Yükü ölçün

Nöbetin sürdürülebilir olup olmadığını hisse bırakmayın. Üç sayı yeterlidir:

Mesai dışı uyandırma sayısı. Nöbet haftası başına ikiden fazlaysa düzeltme gerekir.

Eyleme yol açan alarm oranı. %50’nin altındaysa nöbetçiler alarmlara güvenmiyor demektir.

Tekrar eden olay sayısı. Aynı yordamın ayda üç kez çalıştırılması, o sorunun kalıcı olarak düzeltilmediğini gösterir — ve otomatikleştirilecek ilk aday odur.

Bu üç sayıyı üç ayda bir gözden geçirmek, nöbet yükünün sessizce artmasını engeller. Artış her zaman yavaştır: bir alarm eklenir, bir servis daha nöbete girer, bir düzeltme ertelenir. Ölçülmediğinde fark edildiği an, genelde birinin ayrıldığı andır.

Yeni katılana ilk hafta

Nöbete yeni giren biri ilk haftasını ikincil olarak geçirmeli: bildirimleri alır, birincil ile birlikte bakar, ama sorumluluk onda değildir.

Öncesinde üç şey verilmiş olmalı: erişimler (panel, günlük, üretim okuma yetkisi, tırmandırma listesi), yordamların bulunduğu yer, ve bir tatbikat. Tatbikat, geçmiş bir olayın kaydını okuyup “sen olsan ne yapardın” diye konuşmak kadar basit olabilir.

Bu hazırlık yapılmadan nöbete verilen kişi, ilk gerçek olayında hem sorunu hem de aracı öğrenmeye çalışır. O gece iki şey birden öğrenilmez.

Mustafa Çelik

Kıdemli Sistem Yöneticisi, Ankara. 12 yıldır Windows Server, Active Directory ve ağ altyapısıyla uğraşıyor; öğrendiklerini bu blogda üretim ortamında denenmiş rehberlere çeviriyor.

Hakkımda

Bu rehber işinize yaradıysa, sonrakini kaçırmayın.

Yeni yazı yayınlandığında tek e-posta. Takvim yok, dilediğiniz an çıkabilirsiniz.

Bülten sağlayıcısı henüz bağlanmadı. Bağlanana kadar e-posta ile yazabilirsiniz ya da RSS akışını takip edebilirsiniz.